18 Kasım 2007

...Avrasya Sirki Muğla'da...






Dün kardeşlerimle Muğla'da kurulan Avrasya Sirk'ine gittik... Sirk uluslararası bir sirk... Ben kardeşlerim eğlensin diye götürdüm ama ben onlardan çok eğlendim açıkçası... Çadırda gösterileri yakından izlemek için locaya oturduk... Gösteri 2,5 saat sürdü... Gösteride aslan, leopar, piton, maymun, dalmaçyalı köpekler, lastik kızlar, palyaçolar ve bir sürü şey... Göstericiler moğol, azeri, rus gürcü ukraynalı ve türk olmak üzere 40 kişiden oluşmaktaymış... Gösteri esnasında seyircilerden 5-10 kişiyi sahneye çağırdılar tabi arasında kardeşim Ömer'de vardı... Ömer'i çağırdığında insanlar o gösteride gülmekten yerlere yattı... Tabi Ömer sahneye iki defa çıkartıldı. Birinde Ömer'e karşısında duran kıza çiçek vermesini istedi ama çok fantastik bi senaryoyla... En son kucaklamasını söylesede kardeşim öyle bir hatayı yapmadı tabi ama bu sefer adam ömeri kucağına aldı ve kızın kucağına vermeye kalkıştı....Yani süperdi... Piton sahneye çıkartıkdığında çadırda çığlıklar başladı neyseki, kısa sürdü piton gösterisi...Ne olusa olsun gösteri çok eğlenceliydi... Bir sorun vardı sirke fotoğraf makinasını götürmeyi unutmuşuz acele evden çıkınca ama yine de elimizdeki imkanlarla (cep telefonu) video çektik... Ama bu Avrasya Sirki veya başka bir sirk zamanın varsa gidilecek bi eğlence...

8 Ekim 2007

...YMD İzmir İftarı (Mezun Olarak Katıldığım İlk Program)...

Geçtiğimiz hafta sonu cumartesi günü Yamanlar Mezunlar Derneğinin İstanbul, Ankara'dan sonra İzmir'de Yamanlar Koleji'nde iftar yemeği vardı. Bende mezun olduktan sonra ilk mezun sıfatıyla ilk programa katılmış oldum. İzmir'e o gün Edirne'den gelen Fethullah abimle katıldım. Okulda hocalarla az kişide olsa arkadaşlarla görüşme şansımız oldu. Ama herşeye rağmen güzeldi. İnşallah bu bir başlangıç olur. Bundan sonraki aktivitelerede katılmayı planlıyorum bi aksilik olmadı sürece... Mezun olmak güzel ama arkasında kalan anılar ve arkadaşlar daha güzel... Hayırlısı ile ilk program iyi geçti inşallah benim açımdan devamı gelir....

21 Eylül 2007

AL'INTER'İ


Fenerbahcemiz çarşamba günü oynadı avrupa maçında tarihi bir galibiyet aldı... Fenerbahcemiz dünyanın en iyi takımları arasında yer alan İnteri Şükrü Saraçoğlunda ezdi... Maçta sarı kanarya tek kale oynadı. Maçı 1-0 kazandı ancak kaçan gol pozisyonları direkten dönen topları unutmamak lazım... Fenerbahçemizin golü Deivid'ten geldi... Alex'in ortasına yarım vole ile vuran Deivid İnter ağlarını havalandırdı... Maçın devamında Roberto Carlos'un sert şutu ve Edu'nun kafası direkten döndü Alex ise bir gol pozisyonunu kullanamadı daha doğrusu kaleci çok iyi çıkardı..Gökçek Wederson ise kendisinin ilk 11'deki şansını iyi değerlendirdi ve çok iyi bir maç çıkardı.. Fenerbahçe, Trabzondan sonra İnteri yenen 2. Türk takım oldu.. Roberto Avrupadaki 108. maçına çıktı bu da ona en çok avrupa maçına çıkan 2. oyuncu olmasını sağladı... İnşallah Fenerbahçemiz Avrupada hep böyle oynar....

16 Ağustos 2007

...Fenerbahçemiz Anderlecht engelinin ilk etabını başarıyla tamamladı...

Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi 3.Ön eleme maçında Anderlecht ile oynadı zorlu maçı tek golle geçmesini bildi... Golün sahibi ise geçen sene gol kralı olan Alex De Souza idi... Hafta sonu oynanan İ.B.B maçından sonra kendisinden beklenenin en iyisini yaptı... Sarı Kanarya maça iyi başladı neredeyse tek kale oynadı ve dk. 32'yi gösterdiğinde Alex çıktı sahneye ve golünü attı.. Aurelio'nun soldan açtığı ortaya kafayla vuran Alex topu ağlarla buluşturuyor...Ve bu tek gol rövanş için çok büyük değeri olan bu gol kazanmaya yettiyor... Fenerbahçemizde tek sarı kart yiyen oyuncu ise golün asistini yapan Mehmet Aurelio idi.. İnşallah rövanş maçıda bu maç gibi mutlu bir sonla biter... Hadi hayırlısı....

13 Ağustos 2007

....İşte Futbol Tarihindeki İlginç Sakatlanmalar....


Zaman gazetesinin sitesinde gezinirken bir habere rastladım haber futbolcuların ilginç sakatlanma olayları idi... Bu olayları duyan taraftar futbolcuya salak demeden geçmiyo ama onun durumunda normal bir insan olsa insanlık hali işte....Ünlü olmanın kötü tarafı...
Haber ise şöyle:
Futbolcular sadece yeşil sahalarda değil, bazen çok ilginç zamanlarda ve ilginç şekillerde de sakatlanabiliyor. Yeşil sahalarda yaşanan sakatlıklar tüm futbolseverler tarafından normal karşılanırken, saha dışındaki sakatlanmalar ise şaşırtmaya devam ediyor. Ünlü futbolculardan kimi salata sosu kutusunu ayağına düşürerek, kimi televizyon kumandasına uzanırken, kimi de fazla video oyunu oynamaktan dolayı sakatlanarak takımlarını yalnız bırakmak zorunda kaldılar. En ilginç 13 futbolcu sakatlanması olayının yer aldığı listenin ilk sırasında İngiltere Premier Ligi takımlarından Reading'te oynayan Leroy Lita'nın sakatlanması olayı yer alıyor.
İşte futbol tarihinin en ilginç sakatlanma olayları:
Leroy Lita (Reading):
Uyandıktan sonra yatakta gerinirken sol bacağından sakatlandı.
Dave Beasant: 2003 yılında jübilesini yapan İngiliz kaleci, Chelsea, Nottingham Forest, Southhampton gibi birçok takımın formasını giymişti. Beasant, 1993 yılında ayağına salata sosu kutusunu düşürerek sakatlanmış ve 3 hafta sahalardan uzak kalmıştı.
David Seaman: 2004 yılında yeşil sahalara veda eden Arsenal'in efsanevi kalecisi Seaman, evinde televizyon seyrettiği esnada uzaktan kumandaya uzanmak isterken ayağını kırmıştı.
Rio Ferdinand: Leeds United'dan 18 milyon pounda Manchester United'a transfer olarak Premier Lig tarihinin en pahalı defans oyuncusu unvanını alan Ferdinand, televizyon izlerken ayaklarını sehpaya uzun süre koyması nedeniyle tendonunu incitmiş ve sakatlanmıştı.
Kasey Keller: 4 kez Dünya Kupasına katılan ABD'li kaleci, arabasından golf sopasını çıkardığı esnada sopaları dişine çarpmış ve ön dişlerinden birkaçını kırmıştı.
Robbie Keane: Tottenham Hotspur'de forvet olarak oynayan İrlandalı futbolcu, seks yaparken diz kapağından sakatlamış ve bir süre yeşil sahalardan uzak kalmıştı.
Darren Barnard: Bir dönem Chelsea'de de forma giyen Alman futbolcu, köpeğine çiş yaptırdıktan sonra yanlışlıkla onun üzerine basarak ayağı kaymış ve dizinden sakatlanarak takımını yalnız bırakmıştı.
Alan Wright: Aston Villa ve Blackburn Rovers'ın eski futbolcusu Alan Wright, bindiği Ferrari arabanın gaz pedalına basmaya çalışırken yine diz kapağından sakatlanmıştı.
Kevin Kyle: Halen İngiltere'nin Coventry Kulübü'nde forma giyen İskoç Kevin Kyle, küçük oğlunu beslemeye çalışırken kaynayan suyu testislerine dökerek ağır bir sakatlık geçirmişti. İngiltere'nin ünlü gazetesi Mirror, bu olayın ardından Kevin Kyle için ''Kaynamış toplar'' lakabını kullanmaya başlamıştı.
David James: İngiltere Premier Ligi takımlarından Portsmout'da kalecilik yapan James, bilgisayar oyunu oynadığı sırada joystik kullanırken baş parmağından sakatlanmış ve futbol tarihinin en ilginç sakatlanma olaylarından birine imza atmıştı.
David Batty: Leeds United'ın eski oyuncusu Batty, çocuğunun bindiği üç tekerlekli bisikletin ayağının üzerinden geçmesi sonucu sakatlanmış ve takımını bir süre yalnız bırakmıştı.
Steven Thompson: Halen Cardiff City'de forma giyen İskoçyalı forvet oyuncusu, bir tatil esnasında denizde bindiği muzdan düşerek kasığından sakatlanmıştı.
Santiago Canizares: İspanya La Liga takımlarından Valencia'nın kalesini koruyan İspanyol kaleci, traş sonrası krem kutusunu ayağına düşürdükten sonra sakatlanmış ve 2002 Dünya Kupası'nda İspanya Milli Takımı'nın kalesini koruyamamıştı.

7 Ağustos 2007

...Bir Gençlik Dizisi Kavak Yelleri....


Kavak yelleri dizisi benim takip ettiğim tek dizi... Süper bir dizi... Tam bir gençlik dizisi... Oyuncularıda çok iyi olması belki bu diziyi güzelleştiriyo... Konusu 3 gencin çocukluk arkadaşlığıyla başlayıp daha sonra sınıflarına Almanya'dan gelen bir kızın bu arkadaşlığa girmek istemesi anlatılıyor... Dizini en komik karakteri Efe'yi canlandıran Dağhan Gülegeç tam bir manyak... Deniz karakterini canlandıran İbrahim Kenderci ise bu dizinin şanssız karakteri çünkü iki kız arasında kalması onu çok sıkmaktadır... Aslı karakterini canlandıran Pelin Karahan'da Deniz'i sevmektedir ancak söyleyememektedir... Gelelim Mine'ye (Aslı Enver) o da Deniz'i sevdiğini sanan ve 3 kişinin arkadaşlığını bozan kişi... Anlayacağanız süper bir dizi...

DİZİ HAKKINDA: 4 Gencin Hayat Hikayesini Anlatan bir gençlik dizisi Kavak Yellerinin baş rollerindeDağhan Külegeç(Efe) , İbrahim Kendirici(Deniz) ,Pelin Karahan(Aslı) , Aslı Enver(Mine)yer alıyor.
Yapım: TİMS Productions
Yönetmen: Kerem Çakıroğlu
Yapımcı: Timur Savcı
Senaryo: Nükhet Bıçakçı – Pınar Ordu
Müzik: Pinhani
Oyuncular: Ege Aydan (Murat), Ayten Uncuoğlu (Ayşe), Altan Gördüm (Kamil), Gülen Karaman (Leman), Nurcan Eren (Hafize), Ferit Aktuğ (Metin), Didem İnselel (Gönül), Münire Apaydın (Canan), Şebnem Doğruer (Şükran), Tayfun Sav (Salih), Erol Aksoy (Osman), Faruk Karaçay (Nevzat Hoca), İbrahim Raci Öksüz (Şevket Hoca)
Dizinin Müzikleri için Tıklayın:: KAVAK YELLERİ
Dizinin Resimleri için Tıklayın:: KAVAK YELLERİ

Aslı (Pelin Karahan)'nın resimleri için ismin üzerine tıklayın...
Deniz (İbrahim Kenterci)'in resimleri için ismin üzerine tıklayın...
Efe (Dağhan Külegeç)'nin resimleri için ismin üzerine tıklayın...
Mine (Aslı Enver)'nin resimleri için ismin üzerine tıklayın...
Ve bir önemli karakter daha Gönül (Didem İnselel)'ün resimleri için ismin üzerine tıklayın...

6 Ağustos 2007

...Dikkat İnek Çıkabilir!!! Cow Parade...

Dünyanın en büyük açık hava sanat gösterisi olan CowParade, Paris, New York, Monako, Moskova, Sidney, Tokyo, Londra gibi dünyanın 54. büyük şehrinden sonra İstanbul’da düzenleniyor.İstanbul sokaklarında karşınıza inek çıkarsa şaşırmayın... İstanbul'da 1 Ağustosta başlayan sergi 31 Ekimde son bulacak... Bu ineklerin tasarımları ünlülere ve tasarım yapan halktan insanlara ait... 15o'den fazla tasarım bulunmaktadır.
Bu inekler İstanbul’un merkezi noktalarından Nişantaşı, Harbiye, İstiklal Caddesi, Çırağan Caddesi, Ortaköy, Sultanahmet ve şehrin önemli alışveriş merkezlerinden
Kanyon, Akmerkez, Metrocity, Profilo, Cevahir'de bulunmaktadır..

Bugüne kadar CowParade’i düzenleyen şehirler:

  • 1998 Zürih
  • 1999 Şikago
  • 2000 New York
  • 2001 Houston, Kansas
  • 2002 Las Vegas, Londra, Sidney
  • 2003 Atlanta, Auckland, Dublin, Tokyo
  • 2004 Cape Town, Johannesburg, Manchester, Prag, Stockholm, Buenos Aires, Harrisburg
  • 2005 Barselona, Bratislava, Bükreş, Cenevre, Floransa, Monako, Moskova, Sao Paolo, Varşova
  • 2006 Paris, Edinburgh, Atina, Lisbon, Budapeşte, Norveç, Boston, Denver, Curitiba
  • 2007 İstanbul
  • 2008 Pekin

  • Sergideki bazı ineklerin resimlerini görmek isterseniz burayı tıklayın: COW PARADE

TFF Süper Kupa FENERBAHÇE'mizin


Fenerbahçemiz müzesine bir kupa daha götürdü.. Süper Kupayı götürdü..Maçı Fenerbahçe 2-1 aldı.. Köln'deki maça Fenerbahçemiz çok ii başladı ve 17 dk. da Deivid'le öne geçtik ancak Edu'nun bir anlık hatasını Mehmet Yozgat'lı çok ii kullandı ve Bobo topu ağlara yolladı.. İlk yarıda başka gol olmadı.. İkinci yarıda dakika 86 gösteriyordu ki Kezman topu ağlara yollamış bile.. İşte bu gol sarı kanaryamıza kupayı aldırdı.. Ve Maç 2 -1 Fenerbahçe üstünlüğüyle sona erdi.. Yeni transferlerden Roberto Carlos ise çok iyi oynadı ve transfer olurken verdiği sözü ("Fenerbahçe'ye bütün kupaları alıcam" ) tutacağının sinyallerini verdi.. Beşiktaşın logoyu değiştirmesi birşey ifade etmedi... Bakalım Fenerbahçemiz bu sene neler yapacak...








5 Ağustos 2007

....Aman Tanrım 2....

Aman Allahım demek lazm ama... Jim Carrey'den sonra şimdi Steve Carell... Hani Jim'in oynadığı Aman Tanrım filminde tanrı (Morgan Freeman) Jim'e tanrılık görevini veriyordu, şimdide Steve filmdeki adıyla Evan'a ise tanrı Nuh'un gemisini inşa ettiriyor... Yani ne kadar güzel filmdir göreceğiz ama pek mantıklı olmadığını düşünüyorum... Hadi hayırlısı...

Aman Tanrım
Evan Almighty


Tanrı’nın çok özel bir görev yüklediği yeni kişi bu kez, haberciliği bıraktıktan sonra siyasete atılan ve kongreye yeni seçilen Evan Baxter’dır. Geçmişini Buffalo’da bırakarak ailesini Virginia’ya taşımıştır. Ancak oradaki yeni yaşamında Tanrı’nın (Morgan Freeman) aniden karşısına çıkması ve Nuh’un gemisinin benzerini inşa etmesini buyurmasıyla hayatı bir anda altüst olur.
Bu durum karşısında ailesinin de kafası karışmıştır. Evan gerçekten Tanrı’dan mesaj aldığı mesaj doğrultusunda mı hareket etmektedir? Yoksa sergilediği garip tutumlar, olağanüstü bir orta yaş krizinin ya da ruhsal bir sorununun göstergesi midir?

...Yıldızlı Turkcell Geceleri'nde Sezen Aksu....

4 Ağustos Cumartesi Saat: 21:00
Babam, abim Fethullah ve kardeşim Ömer'le SEZEN AKSU konserindeydik... Çok ilginçtir ki babam böle konsere felan meraklı değildir ama bi gün elinde 4 tane konser bileti... Merak ettik nerden geldiğini çünkü babam konser bileti almaz... Sonra öğrendik ki ilaç firması getirmiş bu biletleri eşantiyon yani anlicanız.. Gerçi tahmin etmiştikte... Hayatımda gittiğim ilk konser bu... Konser çok güzeldi çünkü sahnede Minik Serçe vardı... Sahnede şarkılarını söyledi bizde eşlik ettik.. Espriler yaptı... Babasını (Sami Yıldırım) da çok andı... Yani anlicanız çok güzel bir geceydi... İnşallah bu konser dönemimin başlangıcı olur... :)

3 Ağustos 2007

3 Boyutlu Çizimler Ama Kaldırma Yapımışından....

İşte marifetli bir insan adam normal resimden sıkılmış 3. boyuta geçmiş vay be.... Ama hakket süper olmuş... İnsaoğlu neler yapıyomuş bi kere daha gösterdi.... Valla 3 boyutlu olduğunu bilmesem gerçek sancam ha... Resimler burada: 3.Boyut





Photoshop programıyla harikalar yaratılıyor....

Bu resimler bana ait değil ben photoshopta yapamadım buldum... Ve gerçekten mükemmel. Öğrenilmesi gereken bir program... Abimde bu konuda becereklidir ama yinede onunda öğrenmesi gereken çok şey var...




1 Ağustos 2007

Yerim Seni ÖSS :)




Bu sene sınava girdim ve ÖSS beni yedi ama bi daha ki yıl ben ÖSS yi yiyicem... Ve bunu herkese gösterecem... Babam benim bu zamana kadar patlamamı bekledi belki ümidini kesti ve bana hep "bu gidişle elimde patlican" diyo... Ama bu sefer gerçekten patlicam... Hani yerim seni öss diye bi kitap vardı aynen öyle yicem öss'yi...

Blogda bende şansımı denemek istedim

Merhaba...Aslında benim aklımdan blog yapmak geçmiyordu ama baktım ki abilerimden sonra kardeşimde yapmış... Bende "Lan olum Musa senin ne eksiğin var sende bi şansını dene" dedim ve başladım... Pekte aklıma bişey gelmedi... Bu arada acemi olduğum için bazı şeyler yanlış olabilir tabi... Hayırlısı ile başladım ve devam ettiricem... Buradan abimlere ve kardeşime sesleniyorum:
Hadi Blog Kardeşliğine