15 Ekim 2011

...Bratislava...


Geçen hafta sonu Bratislava'ya (bilmeyenler için söyliyim Slovakya'nın başkenti) gittim... çok kısa bi gezi oldu cuma gidip pazar döndüm... 6 saatten fazla sürüyo Debrecen Bratislava arası... neyse cuma gece bratislavadaydım tabi o saatten sonra yapılcak bişi olmayınca o günü öylece kapattık... cumartesi sabah güzel bi kahvaltı yapıp gezmeye başladık... orda okuyan arkadaşım Mehmet Seyda beni gezdirmeye başladı önce "Eski şehir" dedikleri bi yere gittik... Güzeldi sokaklar felan... Kalede vardı ama biz gitmedik... Sonra UFO diye bi yer varmış oraya gittik... Oradaki bi köprünün bir ucuna diktikleri Ufo şeklinde 85 metre yükseklikte içinde cafe ve restaurant olan bir yer... Bratislava'yı yukardan görebiliryosunuz... Giriş 3,25€ idi... Manzarayı sevdim açıkçası... Ama verdiğimiz paraya değdimi orası tartışılır... :)  Arkadaşın dediğine göre gece daha güzel oluyomuş ışıklandırmalarla Ufo... Biz gündüz gittiğimiz için göremedim... Sonra gezcek başka bi yer olmayınca... Bizde büyük bir alışveriş merkezi olan Eurovea'ya gittik... Alışveriş merkezi yapı olarakta güzeldi yer olarakta... Tuna nehrinin kıyısında bir yer... Son olarakta o gecede Channel Club'a gittik... Pazar günüde Debrecen'e döndüm... Yol uzun olunca günüm yolda geçti... Eğer Bratislava'ya yolunuz düşmediyse görmek için gitmeye gerek yok açıkçası... Çok soğuk bir şehir hem havasıyla hemde duruşuyla... Yaşancak yada okuncak bir yer gibi görünmedi bana... Unutmadan söyliyim şehir bir öğrenci için gerçekten çok pahalı... Debrecen, okumak için daha güzel ve uygun bence.. :)



16 Eylül 2011

başlıksız...

uzun zaman oldu bloguma yazı yazmayalı... blogumu takip edenler varmış (olduğunu bilmiyodum)... söylemeseler hatırlamicam blogumun olduğunu... neden artık yazmıyosun diyolarda hatırlatıyolar... yazıcak bişiyim yok sanırım ondan yazmıyorum... zaten yazmış olduğum çokta bişi yokta neyse... hayatım çok monoton yada üşeniyorum heralde bişi yazmaya... bugün sıkıldım yapcak bişi bulamadım aklıma blogumun olduğu geldi.. şöyle bi baktımda bloguma  yazmayalı bir buçuk seneden fazla olmuş (arada görüntü olsun diye bişiler koymuşum)... bu süre zarfında ne olduğunu kısaca şöyle anlatayım... ben en son yazdığımda bmc öğrenciyim demişim... sonrasında diş hekimliği okumayı düşünüyodum... düşüncem o yöndeydi, anlaşılan hem çok istememişim, hemde sanırım yeteri kadarda çalışmadığımdan olmadı... o malum üç dersin ikisini verip eczacılık okumaya başladım... eczacılık istediğim bi bölüm değildi ama pişman değilim... seviyorum bölümümü... diş hekimliği okumak daha güzel olabilirdi belki ama olsun... vardır herşeyde bi hayır dedik başladık... zor bi seneydi.. diş hekimliği okuyo olsaydım altından kalkabilir miydim bilmiyorum... ama eczacılığın birinci sınıfını zorda olsa bitirdim... tertemiz bitiremedim ama olsun... ikinci sınıf olduk umarım bundan sonra bi aksilik çıkmaz... geçtiğimiz bir buçuk yıl bu şekilde geçti... ev, üniversite arasında mekik dokudum... bunun dışında bişi yok yani... monoton hayatım ölece devam ediyo... bu sene monotonluktan kurtulmayı düşünüyorum ama bakalım... umarım kurtulabilir farklı bişiler yapabilirim... yeni yerler görmek, yeni yemekler denemek, yeni yeni ve yeni şeyler yapmak niyetindeyim... eğer bişiler yaparsam buradan düşüncelerimi paylaşırım... yazmadığım süre zarfında prag'a gitmiştim ama paylaşmadım ama bundan sonrakileri paylaşıcam... en azından bunları yazayım yoksa hepten boş kalacak blogum... :) en kısa zamanda yeni yazılarla görüşmek üzere... :)