18 Aralık 2008

Deri Museum ve Yellow Church gezisi...



Dün Deri Museum ve Yellow Church'ü gezdik. Sınıfça yaptığımız geziye Deri müzesinde başladık. Deri müzesi adından anlaşıldığı gibi deri müzesi değil. Debrecen'in tarihini anlatan bir müze... Müzede eski fosillerden başka, Osmanlı'ya ait kılıçlar, Mısırlılara ait mumyalar, Çinlilere ait birsürü eski eşya. Mesela zırhlar, kılıçlar, buda heykelleri vs... Tabi bide bizim Türkiye'de çok görmeye alıştığımız çiniler vardı. Müzede pek fotoğraf çekemedim. Sadece gizlice çekilen bi kaç fotoğraf var. Müzeden sonrada Debrecen'in meydanındaki kilise Yellow Church'e gittik. Diğer kiliselerden farklı değil ancak önemli bir kilise. Düğünlerde bu kilisede yapılıyor. Kilisenin içini gezdikten sonra önemli kısmına yani çanın çaldığı kuleye çıktık. Çıkmak bayağa yorucu oldu. Dışardan göründüğü kadar alçak değilmiş. Ancak çıktıktan sonra bütün Debrecen'i görebiliyorsunuz. Güzel bir manzarası var. Bunun birde inişi vardı tabi. Duyuyorum bazıları iniş kolay diyo. Beklenenden zor oldu. Hem merdivenler dikti hemde çinli bir arkadaşımız çok yavaş inerek bizi dahada yavaşlattı. Ama gezimiz herşeye rağmen güzeldi...





1 Aralık 2008

.............................


Debrecen'e geleli iki buçuk ay olmak üzere... Bu süre zarfında pek bişi yapmadım sayılır... Sadece ingilizceyle uğraştım... Şu aralarda BMC'ye -yani tıp, diş hekimliği, eczacılığın hazırlığı - geçmek için sınavlar var onlara çalışıyorum... Ancak yurtdışı zor olsada güzel bir imkan... Sınavlardan sonra Budapeşte'ye gitmeyi düşünüyorum... Zaten ondan sonrada Türkiye'ye gideceğim... Eğer BMC'ye geçersem, inşallah geçerim... Dönüşüm 1 hafta önce olacak... Ondan sonrada yoğun bir dönem beni bekliyor olacak... Öle yani... Başkada pek bişi yapmıyorum...

27 Ekim 2008

...Debrecen'de Hayat...

Abim bugün bana ndn oralardan bahsetmiyon dedi.. Bende onun sorduğu soru doğrultusunda Debrecenden bahsedeyim biraz... Debrecen, Macaristan'ın ikinci büyük şehri... Tabi bi gerçek var ki eğer burası 2. büyük şehirse diğer şehirleri düşünemiyorum... Debercen, başkent olan Budapeşteye trenle iki buçuk saat uzaklıkta... Şehirde ulaşım tramvay ve otobüslerle sağlanıyor.. Hayat genel olarak Türkiye'den biraz ucuz.. Elektronik burada daha ucuz tabi... Yaşam ucuz gibi görünsede paranız çok gidiyor... Dil konusuna gelirsek... Burada insanlar ingilizce bilmiyor... Anlaşabiliyorsunuz ama ingilizce veya başka bir dille değil... El kol hareketleriyle... Burada sadece üniversite öğrencileri iyi ingilizce biliyor... Şehirde mağazalar 6 oldumu kapanıyor... O yüzden saat 6dan sonra şehir sessizleşmeye başlıyo... Şehirde eğlence olarak; barlar, clublar dışında sinema var...Buranın popüler clubları: Club Silence, Bazis... Pek bi aktivite yapamıyorsunuz... Gezilebilecek pek bi yerde bulunmamakta.... Tabi en önemli konulardan biri yemek burada yemek kültürünüz çok değişiyo... Tabi eve çıkana kadar... Evde biraz daha rahatsınız... Döner burada çok ama tahmin edileceği gibi çok güzel değil... Ben genelde Mcdonalds'ta yedim... Domuz eti olmayan bi çok yiyecek bulabilirsiniz... Bu arada Macarlar, Türk olduğunuzu duyduklarında, öğrendiklerinde sizden tırsarlar, size laf atmazlar.. Ancak böle diye birine laf atarsınız o tırsmaz o zaman sen böle demiştin felan demeyin yani.. Bazı insanlar Osmanlı'dan dolayı Türkleri sevmiyo.. Bazılarıda ATATÜRK'ten dolayı Türkleri seviyorlar... To be CONTİNUED...

13 Ekim 2008

Artık başlayabilirim....


Debrecene geldiğimden beri yazamadım... Ama artık sık sık yazacağım... Çünkü evimde artık internet var... Ev demişken eve geçeli bir hafta oldu... Daha önce otelde kalıyodum... Ev tam olarak 1 gün önce oturdu... Eksikler felan vardı... Onları tamamladık(Evde 3 kişi kalıyoruz)... En önemliside yemek kısmı... 1 ay sonra adam gibi yemek yemeye başladım... Mide bayram etti anlicanız... Ev arkadaşlarımda iyi yemek yapıyo yani aç kalmicaz... Ev okulada çok uzak değil.... 10dk sürüyo yürüyerek... Sabah sporu gibi oluyo... hayat iyi gidiyo şimdilik umarımda böyle devam eder... Buraya gelelide tam 1 ay oldu... Günlerde hızla geçiyo... Şimdi yazmışken ingilizcede iyi gidiyo... Hemde çok iyi... :)

10 Ağustos 2008

...ÇOK MUTLUYUM...

:):):):):):):)
Üniversiteye dün kabul edildim... Açıkçası yurtışında okuyacağım için çok mutluyum... Ben ilk başvururken acaba kabul ederler mi diye düşünmüştüm.. Ama şimdi o üniversiteye kabul edilmiş bulunuyorum... İngilizcem çok iyi olmadığı için hazırlık okuyacağım...Hazırlığı geçersem, diş hekimliği okumak istiyorum... Bu hayatımdaki son şansım (En azından eğitim babında)... Ve bu şansı çok iyi değerlendireceğim... Herkese kim olduğumu göstercem.. Bu lafı kimlere söylediğimi o kişiler çok ii biliyo... Abim benle dalga geçiyo "Debrecen, gebercen" diye... Göreceğiz gebercem mi gebermicem mi?... Hayırlısıyla bitireceğim burada eğitimimi... Bana bu şansı verdiği için babama çok teşekkür ederim... Bekle beni Debrecen...
:):):):):):):):)

...University of Debrecen...



Kendileri okuyacağım üniversite olur... Üniversite Macaristan'ın Debrecen şehrinde adındanda belli olduğu gibi... Debrecen, ülkenin 3. büyük şehri...Macaristan bir AB ülkesidir... Üniversite'de iki bine yakın yabancı öğrenci var... En çok İsrail(292), Romanya (340),Ukrayna(234)'dan öğrenci bulunmakta... Bunların yanı sıra İranlı, Norveç,Nijerya,Mısır,Çin vs...,Türkiye'den ise 2007/2008 yılı verilerine göre 11 öğrenci bulunmakta... Üniversitede tıp, diş hekimliği, eczacılık, mühendislikler vs... bölümleri mevcut. Eğitim dili ingilizce... Buradan alınan diploma avrupa diplomasıdır. Yaşam ne çok pahalı ne çok ucuz... Sebze-meyve dışında Türkiyeye göre daha ucuzmuş... Üniversite ücretleri sitelerde yazıyor...
Ayrıntılar üniversitenin sitelerinde mevcut:
http://www.englishstudies.sci.unideb.hu/
http://www.unideb.hu/
http://www.ud-mhsc.org/