17 Kasım 2013

Budapest...

Geçen gün uzun bir aradan sonra Budapeşteye gitme şansım oldu.. Uzak değil okuduğum şehre ama ancak zaman ve sebep buldum gitmek için.. Konsolosluktaki işim için gitmişken biraz Budapeşte'yi gezeyim dedim.. Sabah erkenden işlerimi halledip, arkadaşla beraber gezmeye başladık.. Önce Margaret Adasına (Margit-sziget) gittik.. tabi havaların soğuk olması ve pek bir aktivitenin bulunmamasından dolayı, adada sadece bizim gibi gezmek isteyen bir grup insan ve spor yapan macarlar vardı.. Ufak bir yürüyüşten sonra yolumuzu adaya çokta uzak olmayan Gül Baba Türbesine çevirdik.. Gül Baba Türbesine vardığımızda oranın kapalı olduğunu gördük ancak görevli macar sağolsun kapayı açtı ve fatihamızı içerde okuyabildik.. Yurtdışında böyle ortamları görmek insani mutlu ediyor gerçekten.. Duamızı ettik ve oradan ayrıldık.. Sonraki durağımız Buda Kalesi (Buda Vari)'ydi.. Biz navigasyondan yol tarifi alırken, yanımızda duran yaşlı bir macar, bizim Buda Kalesi'ni aradığımızı anlamış olacak ki, bize yol tarifi yapmaya başladı.. Yol tarifinden sonra bize nereli olduğumuzu sordu, benim "török vagyok (Türk'üm)" dememle, Macaristan'da da yayınlanan Muhteşem Yüzyıl dizisinden -ki burda Sülejman ismiyle yayınlanıyor- dolayı bize "Sülejman, harem" felan demeye başladı.. Bizde yol tarifi için teşekkür edip gezimize devam ettik.. Buda Kalesi'ne vardığımızda kalenin iç kısmının normal yerleşim olarak kullanıldığını gördük, dükkanlar, otel, binalar felan.. Kaleyi de gezdikten sonra dönüş yolumuzu meşhur Aslanlı Köprü üzerinden yaptık... Ve son olarakta pahalı mağazaların olduğu meşhur caddesi Vaci utca'yı da dolaşıp, orada güzel bir kahvemizide içerek ufak günlük gezimizi sonlandırdık.. :) Günübirlik bir gezi için güzel bir gündü.. :)
                                

Hiç yorum yok: